Home » Malzeme
Kalın Kolonlarda Gerilme Hesabı

Yüzey İşleme İşaretleri

En hassas işlenmiş yüzeyler bile pürüzlüdür. Yüzey pürüzlülüğü olmasaydı üst üste konmuş iki sıfır pürüzlülük değeri olan yüzeyler arasında hava olmayacağından bu yüzeyleri birbirinden ayırmak imkansız olurdu. Pürüzlülük sıfır olamasada azaltılabilir. Daha pürüzsüz yüzey işlemeleri kaliteyi arttırır ancak pahalıdır.
Yüzey işleme işaretleri Türkiyede yakın geçmişe kadar yan yana üçgenler (DIN 3141) ile gösteriliyordu. Bu gösterim kendini güncelleyememiş bazı imalatçı ve projeciler tarafından hala kullanılmaktadır.
Türkiyede artık çoğunlukla kullanılmaya başlanan DIN 3142 normunda pürüzlülüğünün derecesi Ra değeri ile belirtilir.
Zaman zaman Amerika veya Kanada dan gelen projelerde ise yüzey işleme değeri ASA 46-1 normunda da karşımıza çıkabilir.  ASA normundaki değerler DIN3142  normundaki değerlerin 40 katıdır



Ra değeri yüzeyin nominal ölçüden eksi ve artı yöndeki yükselti ve çukur ölçülerinin ortalamasını milimetrenin binde biri cinsinden (μm) veren değerdir. Bu değer yüzey işleme işaretlerinin üstüne yazılarak imalatçıya parçanın nasıl işlenmesi gerektiği konusunda bilgi verilir.

Ra  değeri azaldıkça imalat maliyeti Şekil 1 den görülebileceği gibi hızla artar.

Örnek: +/- 0.7 mm hassasiyet ile işlenmiş bir yüzeyin birim işleme maliyeti bir ise, +/-0.1 mm. hassasiyet ile işlenmiş bir yüzeyin birim işleme maliyeti 10 kat, +/- 0.01 mm hassasiyet ile işlenmiş yüzeyin birim işleme maliyeti ise 30 katdır. Bu nedenle gerekmiyorsa proje ve imalatlarımızda mümkün olduğunca büyük Ra değerine sahip yüzey işleme kullanılmalıdır.

 Biz burada detaya girmeden sadece yüzey işleme işaretlerinin manasını, ilgili yüzeyin nasıl elde edildiğini ve bu yüzeylerin nerelerde kullanıldığını aşağıdaki tabloda verdik.  

TABLO: YÜZEY İŞLEME İŞARETLERİ



ŞEKİL 1

kaynak:http://www.muhendislikbilgileri.com

Alaşım Elementlerinin Çeliğin Yapısına Etkisi

Maksimum %2,06 karbon içeren demir karbon alaşımları çelik olarak adlandırılır. Çelikler halen günümüzde en yaygın kullanılan malzeme grubunu oluşturmaktadır. Çelikler yalın karbonlu olabileceği gibi, çeşitli özelliklerin geliştirilebilmesi için bazı alaşım elementleri içerebilirler. Çelik bünyesinde bulunan elementler; istenerek katılan alaşım elementleri ve bunların yanında uzaklaştırılmak istenen, özelliklere kötü yönde etkili elementlerdir. Çeliklerin alaşım elementleri ve etkileri şunlardır:

Karbon (C)
Çeliklerin temel alaşım elementi olan karbon, çeliklerin üretim işlemleri sırasında yapıdaki yerini alır. Karbon miktarı, çeliklerin mekanik özelliklerini en çok etkileyen faktördür. Karbon, çeliğin akma ve çekme mukavemetini artırır, yüzde uzamayı, şekillenebilirliği ve kaynak kabiliyetini azaltır. İşlenebilirliğin ön planda olduğu çeliklerde karbon miktarı düşük tutulmalı, dayanım değerlerinin yüksek olması gerektiği durumlarda ise çeliğin karbon içeriği yüksek olmalıdır.

Kaynaklı Bağlantının Maliyeti

Kaynaklı bağlantının maliyeti, kaynak yönteminin seçiminde en önemli kriterlerdenbir tanesidir. Örtülü elektrot ile ark kaynağında oldukça az bir makine ve teçhizat yatırımı gerekmesine karsın, işçilik giderleri yüksek ve işin yapım süresi uzundur. Kaynak bağlantısının maliyetinin hesaplanması üç aşamada yapılır;

• 1 m. dikiş boyu için elektrot gideri
• 1 m. dikiş boyu için işçilik gideri
• 1 m. dikiş boyu için elektrik gideri

Bu üç hesabın toplamı bize 1 metre kaynak dikişinin maliyetini verir. Konstrüksiyonüzerinde farklı ağız formunda farklı kalınlıklarda ve farklı birleştirme türünde kaynak dikişlerinin varlığı halinde bu hesaplar her bir tur bağlantı için ayrı ayrı yapılmalıdır. Burada; kaynak makine ve teçhizatının bakım ve amortisman giderleri hesaba katılmamıştır; zira elektrik ark kaynağı yönteminde bunlar maliyeti fazla etkilememektedir. Ayrıca yine burada, kaynak öncesi ve sonrası yapılan çalışmaların (ağız açma, temizleme, taslama gibi ) ve gerektiğinde uygulanan ön tav ve gerilme giderme tavı giderleri de hesaba katılmamıştır. Aşağıda sac kalınlığına bağlı olarak V - dikiş ağırlıkları hesapta kullanılmak üzere örnek olarak verilmiştir.

Çelik Sac Profil vs. Ağırlık

Epoksi Nedir?

Yapıların çevresel etkilere karşı dayanıklı hale getirilmesi her zaman yapı sektörünün en önemli tartışma ve araştırma konularından biri olmuştur. Epoksi yüzey kaplamaları, her türlü kara ve deniz yapısında, doğanın (rüzgar, fırtına, dalga, ısıl değişimler, donma-çözünme, kirlenme, kimyasal etkiler, vs.) ve sanayinin (mekanik, fiziksel ve kimyasal) en kötü koşullarına karşı yapı yüzeylerini (iç ve dış) estetik malzemelerle kaplayarak korumak için geliştirilen teknolojik yapı malzemesi grubudur. Bunların yanı sıra, üstün yapışma özelliği, mekanik ve fiziksel dayanımlarından dolayı değişik yapıdaki inşaat malzemelerini birbirine yapıştırmak ve tutturmak için de kullanılan epoksi malzemeler bulunmaktadır.

 Kullanıldığı alanlar, uygulama tarzına ve ürün seçimine bağlı olarak şöyle sıralanabilir;

 Donatı ve demirlerin yapıştırılmasında; taş, çelik alüminyum ve hatta ahşabın yapıştırılmasında.
 Betonarmede; ankraj demirlerinin oluşturulması amaçlı filiz ekme işlerinde.
 Beton, sıva, metal, seramik, polyester ve epoksi yüzeyler üzerine ince kaplama malzemesi olarak, yapısal bağlantı ve onarım işlerinde.
 Prefabrik beton elemanları ve kolonların montajında; çatlak ve kırıkların tamiratlarında.
 Yüzey koruyucu kaplama olarak.
 Taze betonu, eski sertleşmiş beton veya harca bağlamak için yapıştırıcı reçine olarak.
 Aşınmaya karşı koruyucu kaplama yüzeyi olarak.
 Köprü taşıyıcı plakalar, makina ayakları, bağlama civataları, tren ray hatlarında sorunsuz yüzey ve dayanıma sahip imalatlar için.
 Ahşap, yığma ve betonarme yapılarda yüklerin artması, hasar ve eskime olması, yapısal değişiklikler yapılması, dizayn ve imalat hatalarının bulunması durumunda yapıların güçlendirilmesi amacıyla.
 Kimyasal ve mekanik etkilerle karşılaşacak zemin ve duvar seramik kaplamalarının derzlerinde, sert, su geçirimsiz ve kimyasallara dayanıklı derz dolgu malzemesi olarak; havuz, çamaşırhane, hastane, laboratuvarlarda.
 Yüksek dayanımlı zemin ve duvar boyası olarak.
 Su altı imalatlarında.

 Yapılarda, herhangi bir sebeple çatlakların ve oyukların doldurularak yapıştırılması veya enjekte edilmesi amacıyla kullanılabilir.
 En yaygın olarak kullanılan epoksi grubu, zemin kaplaması olarak kullanılan gruptur.
 Epoksi yüzey kaplama uygulamalarının genel özellikleri şöyle sıralanabilir:
 Kimyasallara karşı dayanıklıdır.
 Sürtünmeye ve aşınmaya karşı dayanıklı yüzeyler oluşturur.
 Dekoratif uygulamalarda geniş bir renk yelpazesine sahiptir.
 Kolay temizlenir, hijyeniktir.
 Agrega ilavesi ile kaymaz bir zemin elde edilebilir.
 Yağ ve kimyasallara karşı dirençlidir.
 Estetiktir.
 Solvent içermez.

 Epoksi, genel olarak, beton yüzeylerin partiküler bir kaplama düzlemi oluşturulmak sureti ile korunması, tamiri ve dekoratif bir görünüm verilmesi amacıyla kullanılan bir ürün grubudur. Bu özelliklerinden dolayı, çok geniş bir alanda; sağlam, dekoratif, sıhhi kimyasal ve fiziksel dayanımları çok yüksek, hem uygulama ve hem de sonraki kullanım ömrü içinde insan sağlığına zararsız yüzeylerin imalatında her geçen gün daha da artan bir taleple kullanılmaktadır. Yapı sektörünün her geçen gün daha bilimsel ve teknolojik metotlara yönelmek ihtiyacı, uzmanlaşmış bilimsel ve teknik kadrolarla üretilen ve uygulanan ürünlerin daha da yaygılaşarak kendilerine zemin hazırlaması şansını ve zorunluluğunu dayatmaktadır. Bu çerçevede epoksi ürün grubu gelecekte çok daha fazla tanınacak, kullanılacak ve sevilecek "modern" yapı malzemelerinin başında gelmektedir.

Alıntıdır.