Home » mimari tasarımlar
Piramitler

Krallık ailesinin mezarlarını korumak amacıyla yapılan piramitler  Mısır’da çok eski tarihlerde ortaya çıktı ve eski imparatorluk döneminin belirgin anıtları olarak kaldı.
 Üçüncü sülaleye dek kral mezarları mustabalardan oluşurdu. Mustabalar yamuk biçimli höyüklerdi ve tören odasını  gizlemek amacıyla kuyu mezar üzerine yapılırdı. Piramitin başlangıçta çok büyük olan boyutları eski imparatorluk döneminde (M.Ö. 2780-2380) yavaş yavaş küçüldü ve orta imparatorluk döneminde (M.Ö. 2065-1785) belirli bir ölçüde kaldı. Yeni imparatorluk döneminde ise (M.Ö. 1580-1085) piramitler kral mezarı olarak ortadan kalktı.
Üçüncü sülalenin kurucusu olan Firavun Zoser’ın piramidi bilinen ilk piramittir. Kahire’nin güneyinde Sakkara Yaylası’nda eski başkent Menfis’in yakınında yükselen bu piramit Firavu’nun emriyle mimar İmhotep’e yaptırıldı ve bu gelenek firavunlara tanınan bir ayrıcalık oldu. Dört bir yanın yanındaki altışar geniş taş basamağıyla dev bir merdiven gibi görünen Zoser Piramidi. 109 metre eninde 121 metre boyundaki dikdörtgen bir taban üzerinde yükseliyordu.

Aydınlatma Hakkında Pratik Bilgiler

• 30 m2’lik salonumda kaç adet aydınlatma elemanına ihtiyacım var? Genel olarak 7 - 8 ışık kaynağı önerilebilir. Halojenlerle normal ampüllü aydınlatma elemanlarını birlikte kullanabilirsiniz. Lampader, tavandan aydınlatma ve okuma lambaları koyabilirsiniz.

• Mutfakta nasıl bir aydınlatma yapmalıyım? Tezgah üstlerinin iyi aydınlatılması gerekir. Bunun için dolapların altında gizli ışık bantları kullanabilirsiniz. Böylece hem gizli, hem de lokal farklı ışık kaynaklarınız olacaktır. Ayrıca çalışan kişinin gölgesi tezgaha düşmez. Doğrama, pişirme ve yıkama ünitelerinin iyi aydınlatılıyor olmasına dikkat edin.

• Oturma odamın aydınlatmadan kaynaklanan soğuk bir havası var. Ortamı nasıl sıcaklaştırabilirim? Abajurunuzu sarı, pembe veya altın rengi ile değiştirin. Ya da pembe ve mandarin gibi renkli ampüller kullanın. Mavi tonları ve yeşiller daha taze ve sakin bir atmosfer yaratacaktır.


• Dolap içi aydınlatma için nasıl bir ampul tercih etmeliyim? Isı yaymadığı için floresan tercih edebilirsiniz. Kıyafetleri bozmaz. Bu anlayış kütüphane aydınlatması için de geçerlidir.


• Floresan ve normal ışık veren lambaları nerede, nasıl kullanmalıyım? Normal ışık renkleri daha güzel gösterir ama ısı yayar ve ömrü kısadır. Floresan daha ekonomiktir. 15 Watt’lık floresan ampul 75 Watt’lık normal ampule eşittir.

• Salon aydınlatmasında nelere dikkat etmeliyim? Herşeyden önce aydınlatmanın yorucu ve rahatsızlık verici olmaması lazım. Mümkünse farklı noktaları farklı aydınlatma elemanlarıyla ve lokal olarak aydınlatın. Mesela, yemek masası için asansörlü ve tavandan asılabilen bir yemek ışığı idealdir. Ayaklı lambaları ve lokal aydınlatma yapan abajurları salonda kullanmak idealdir.

• Televizyon seyrederken ya da bilgisayar kullanırken nasıl bir aydınlatma tercih etmeliyim? Televizyon sehpasının yanında bir ışık yanmalıdır. Bu durum bilgisayar masası için de geçerli. Akrobatlar bilgisayar masaları için iyi bir aydınlatma elemanıdır.

• Yatak odamızın aydınlatmasında nelere dikkat etmeliyim? Okuma ışığı olarak başucu aydınlatması yapabilirsiniz. Bu ışığın açma kapama düğmeleri hem kapının yanında hem de başucunuzda olmalıdır. Tuvalet masası aynı zamanda makyaj masası olarak da kullanılıyorsa yoğun bir lokal aydınlatmaya ihtiyacınız olacaktır. Giyinme üniteleriniz yatak odanızda ise dolap önü ve içlerini aydınlatmanızda fayda vardır.

• Yemek odasında ne tür bir ışığı tercih etmeliyim? Yemek odasındaki aydınlatma, masada yemek yiyenlerin gözlerini rahatsız etmeyecek şekilde olmalı. Yemek masası için asansörlü ve tavandan asılabilen bir yemek ışığı, masadan 1 metre yükseklikte olacak şekilde kullanılabilir. Tavana gömülü spotlardan uzak durmalısınız.

• Çalışma odası ışıklandırması nasıl olmalıdır? Işığın önden gelmesine dikkat edin. Arkanızdan gelen ışık gölge oluşturur. Gece ışığı için yerleştireceğiniz abajur için en doğru yer, gündüz ışığının geldiği yön olmalıdır. Akrobatlar iyi bir çalışma odası aydınlatmasıdır.

Alıntıdır. www.elektrikhaber.com

Mimarlık Sanatı

 Mimarlık, insanların hem fiziksel mekânlara, hem de kendi duygu ve düşüncelerini anlatan biçimlere duydukları gereksinmeyi karşılayacak yapıları üretme sanat ve tekniğidir.

 Yerleşik yaşam biçimini benimseyen bütün toplumların mimarlığı vardır. Mimarlık yapıtları insan ürünü öteki yapıtlardan şu özellikleriyle ayrılır:

* İnsanlar tarafından kullanılmaya uygun bir işlevi olması
* Uzun süre ayakta durmasını sağlayacak sağlamlıkta bir strüktürü olması
* Bir düşünce ya da duyguyu iletebilecek, bir deneyimi aktarabilecek bir biçimi bulunması


 Herhangi bir yapının mimarlık ürünü sayılabilmesi için bu üç özelliğin bir arada olması gerekir. Özelliklerin birincisi ile üçüncüsü, yapıların yerine getirdikleri toplumsal işlevlere göre değişebilirler; ama ikinci özellik bunlardan bağımsız olarak her yapıda vardır.

 Örneğin fabrika gibi işlevi yarara yönelik bir yapıda duygu ve düşüncelerin iletilmesine daha az önem verilmiş olabilir.

 Buna karşılık anıtmezar gibi daha çok duygu iletimine önem verilen yapılarda da kullanım geri planda kalabilir. Kamu yapıları ya da dinsel yapılarda ise hem kullanışlılık hem de biçimsel anlatım gücü eşit ölçüde önem taşıyabilir.

 Mimarlık veya mimari, binaları ve diğer fiziki yapıları tasarlama ve kurma sanatı ve bilimidir. İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, dinlenme, çalışma, eğlenme gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak üzere gerekli mekânları, işlevsel gereksinmeleri ekonomik ve teknik olanaklarla bağdaştırarak estetik yaratıcılıkla inşa etme sanatı; başka bir tanımlamayla, yapıları ve fiziksel çevreyi uygun ölçülerde tasarlama ve inşa etme sanat ve bilimidir.

 Mimarlık mekan tasarlama işidir. İnsan barınmak için yaşamak ve doğa şartlarından korunmak için bir mekan ihtiyacı duyar ve bu mekanı kendine özgü kültürel, fonksiyonel, teknik ve farklı zevklerde yaratır.

 Mimarlık evrensel bir meslektir. İnsanlık tarihinin her döneminde önemli olmuştur. Dini yapıların tanrıya ulaşma arzusundan, iktidarı simgeleyen saraylara ya da bir kentin dokusunu oluşturan basit konut tiplemelerine kadar her türlü açık ve kapalı mekanı tasarlar.

 Bu çevre kırsal veya kentsel olabileceği gibi, yapıları veya mekanları kuşatan yakın dış çevre de mimari tasarımın kapsamına girer. Mekan, içinde yaşamın gerçekleştiği fizik ortam olarak tanımlanabilir. Mekanın oluşabilmesi ve üretilebilmesi için yapılara, yaşamın hergün artan çeşitliliği gözönüne alınırsa, oldukça karmaşık ilişkiler düzeni içinde yapılaşmış fizik çevreye gereksinme vardır. Mimari tasarımın öznesi olan yaşam, coğrafi, iklimsel, kültürel, demografik farklılıklar içerir.

 MÖ 1. yy.’da yaşamış olan Roma’lı mimar Vitruvius “De Architectura” adlı kitabında başarılı bir mimarlık için “Utilitas, Firmitas, Venustas” (kullanışlılık, sağlamlık, güzellik) etmenlerinin gerekli olduğunu ileri sürmüştür. Rönesans’ ta bu tanım, “Comodita, perpetuita, bellezza” (kullanışlılık,süreklilik- kalıcılık, güzellik) olarak benimsenmiştir. 1581′de bir İngiliz yazarı mimarlığı “yapı bilimi” olarak tanımlarken 19.yy’da İngiliz eleştirmen John Ruskin mimarlığın “yapılara uygulanan süslemeden başka bir şey olmadığı” nı ileri sürüyordu. Amatör bir eleştirici olan Sir Henri Watton “The Elements of Architecture” (1624) adlı kitabında mimarlığın üç koşula (kullanılışlılık, sağlamlık, güzellik) yanıt vermesi gerektiğini belirtir. Frank Lloyd Wright’a göre de “mimarlık biçim haline gelmiş yaşamdır.”

 Dünyanın en eski mesleği olarak kabul edilen mimarlık yapı sektörünün de ayrılmaz bir parçasıdır. Yapı sektörü ise, tüm dünya ülkelerinde en büyük sektör olup, diğer sektörlerin de itici gücü olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, mimarlık, geçmişin birikimleri ile geleceği hazırlayacak, gelecekte yaşanacak kaliteli yaşam çevrelerini oluşturacak, vizyon sahibi bireylerin mesleğidir.

Son elli yıldır mimarlık mesleği konusunda “Çizim yapma sanatı” gibi bir yanlış kanaat oluşmuş, mimarlık sanatına yardımcı olan ancak çalışma alanı, tüm yapılarda kullanılan elemanların malzeme, mukavemet, statik ve dinamik durumlarını ve ekonomisini inceleyen bilim dalı olan inşaat mühendisliği ile mimarlık kavramları birbirine karışmıştır.

 Mimarlık sanatının kültürel yanını gözardı eden bu anlayış sonucunda , yüzyıllardır ülkemizin kimliği ile bütünleşen ve kültürümüzün ve değerlerimizin en kalıcı kanıtı olan mimarlık, kimliğini kaybetmiş, kültürel kimlik sorusu ile bir hesabı bulunmayan egemen yapı kültürü kentlerin görünür kimliğine damgasını vurmuştur.

Oysa Mimarlık ülkelerin kartvizitine yazdığı değerlerin en önemlilerinden biri belki de en önemlisidir.

 Mimarlık okullarından mezun olanların, mesleğin ilgi alanının çok geniş bir yelpazeyi kapsaması nedeni ile, birbirinden çok farklı alanlarda çalışabildikleri gözlemlenmektedir.

 Alıntıdır.

Ana Britannica & Vikipedi

Aydınlatma Düzeyi Tablosu



Ofisler
Genel Ofis Alanları500 Lux
Açık Ofisler750 Lux
Çizim Yapılan Ofisler1000 Lux
Bekleme Salonları200 Lux
Bilgi İşlem Merkezleri300 Lux
Alışveriş Merkezleri
Self servis mağazaları ve showroomlar500 Lux
Mağazalar (Genel)300 Lux
Süpermarketler750 Lux
Konser salonları, sinemalar, tiyatrolar
Genel100 Lux
Fuaye200 Lux
Müzeler ve Sanat galerileri
Işığa duyarlı olmayan nesnelerin sergilenmesi 300 Lux
Işığa duyarlı nesnelerin teşhiri150 Lux
Eğitim
Sınıflar500 Lux
Konferans Salonları300 Lux
Labortuarlar500 Lux
Kütüphaneler500 Lux
Konutlar, oteller, restorantlar
Yatak odaları (Genel)50 Lux
Yatakbaşı200 Lux
Banyolar (Genel)100 Lux
Banyolar (Ayna Önü)500 Lux
Oturma odaları (Genel)100 Lux
Oturma odaları (Okuma)500 Lux
Merdivenler100 Lux
Mutfaklar (Genel)300 Lux
Mutfaklar (Tezgah üstü)500 Lux
Hastaneler
Gece50 Lux
Gündüz200 Lux
Muayane odaları500 Lux
Personel odaları100 Lux
Laboratuarlar500 Lux
Endüstriyel Alanlar
Tekstil atölyeleri750 Lux
Test ve kontrol noktaları750 Lux
Dikiş atölyeleri750 Lux
Deri atölyeleri500 Lux
Mobilya atölyeleri300 Lux
Metal işleme atölyeleri300 Lüx