Lokomotifi ilk düşünen, daha doğrusu ilk gerçekleştiren Trevithick oldu. 1801'de inşa ettiği ve kendinden öncekilerden daha başarılı bir sonuç alamadığı buharlı arabası hatırlardadır. Bu başarısızlık buharlı lokomotifin mucitini sarstı; sabırsız, ama hünerli bir kişi olduğundan başka şeyler üzerinde çalışmaya başladı. Ancak, emeklerinin büsbütün boşa gitmesini de istemediğinden, bir süre sonra makinesinin ray üzerinde giden arabaya bağlanmasını madencilere teklif etti.
Hedley'in lokomotifinin Wylam'da, Blenkinsop'unki Middleton'da başarıyla işleyince yeni yük taşıma aracı dikkati çekmeye başladı. Makineyi görmek için koşanlardan çoğu mühendis ve teknisyenlerdi Bunlardan biri de Killing-worth taşkömürü ocaklarında teknisyen olan Stephenson idi.
İcadını yalnız Merthyr-Tydvil Firması kabul etti (1804), fakat bu büyük bir yarar sağlamadı. Araç, beygirin yerini tutmasına tutuyordu ama, ne ondan daha hızlı gidebiliyor, ne de güven verebiliyordu. Perdahlı bir yüzey üzerinde tekerlekli araçla taşıma, ancak hafif yükler için mümkündü. Çünkü belli bir ağırlık aşılınca, kayma yapıyordu. Mühendisler bu sakıncayı giderici çareler aramaya koyuldular. Bu yoğun çalışmalar, kömürün buharlı araçla taşınması işinin gerçek bir ihtiyaç halini aldığını ispatlamaktadır.
Trevithick ve Vivian, artık rahatça lokomotif diyebileceğimiz bu makinenin tekerleklerine çıkıntılar işlemeyi önerdiler. 1811'de John Blenkinsop (1783-1831), ray ve tekerlekleri bir dişli bindirmelik şeklinde imal etmenin gerektiğini ileri sürdü. 1812'de William Chapman (1749-1832), lokomotifi bir yana koyup yol boyunca sabit makineler kurmak, böylece yükü kablolarla ve bu makineler aracılığıyla çekmek gerektiği fikrini ortaya attı. 1813'te Brunton daha da saçma bir fikri, tekerleği bir yana atıp lokomotife atınki gibi ayaklar takılması gerektiğini savunmaya koyuldu. İşin garibi bunları dinleyenler hatta taraftar olanlar da çıktı.
Sonunda havadan sözler etmektense rayda kayma işinin ne olduğunu anlamak için deneyler yapmayı düşünen biri ortaya çıktı: Bu Wylam maden ocaklarında mühendis olan William Hedley idi. Lokomotife belli bir ağırlık verildiğinde tekerleğin raya yapıştığını ve kayma yapmadığını gözlemledi. Bunun üzerine Hedley, bütün ağırlığın yük çekmeye harcanması için çift dingilli bir lokomotif inşa ederek, bu aracın ağır yük taşımaya elverişli olduğunu ispatladı.
Wylam'da 9 Haziran 1781'de doğan George Stephenson'un çocukluğu yoksulluk içinde geçmişti, önce çobanlık yapmış yedi ile on bir yaşları arasında, tarım işçisi olmuştu. Bir süre sonra da babasının çalıştığı maden ocağına kazancı olarak girdi. Görevi, başka birkaç işçiyle birlikte ocağa kömür atmaktan başka bir şey değildi. Buharlı makineye karşı büyük ilgi duymuş ve işleyişini incelemişti. Bu arada aracın değerini takdir etmekle kalmayıp kusurlarını bulmuş, bunları gidermenin çarelerini araştırmaya koyulmuştu, işte çalışmaları bu safhaya vardığında bu konuyla ilgili bilgisinin çok yetersiz olduğunu anladı.
Sıfırdan başlaması ve çok şey öğrenmesi gerektiğini itiraf etmek cahil kişilerde büyük bir zekâ belirtisidir. Bu tekniğin temeli olan bilimi iyice incelemeden ve sindirmeden en o ıfoV Kir teknik aelisme yöntemi ya da bir yenilik ileri sürmenin doğru olmayacağını düşünmesi mucit için takdire değer bir davranıştır.
Stephenson 18 yaşında okuma "yazma öğrenmeye koyuldu. Sonra da gece kurslarına yazılarak matematik, fizik ve mekanik öğrenmeye başladı. Böylece kendi kendini yetiştiren mucitlerin en önemlilerinden birisi oldu. Halk diliyle yazılmış birkaç bilim kitabı okuyup bir konu hakkında az çok bilgi edindiler mi bilgiçlik taslayan insanlara günümüzde de rastlarız.
Stephenson da bu kuralın dışında kalmadı, ama çok zeki bir insan olduğundan Newton mekaniğini yıkmaya varan tasarıları hakkında hayallere kapılmadan önce, yıkmayı kurduğu mekaniği köklü bir şekilde bilmesi gerektiğini anladı. Hemen oğlunun okul kitaplarına sarıldı. Onu, kendisi gibi cahil kalmaması için koleje göndermişti. Kendisi de onun aracılığıyla kolej derslerini izlemeye koyuldu. Newcastle'daki Felsefe ve Edebiyat Derneğinin seminerlerine de katılıyordu. 1820'den başlayarak Edinburg Üniversitesine giden oğlunun teşvikiyle de onunla birlikte üniversitenin kurslarını izlemeye koyuldu.
Bilimsel eğitimi, teknik yeteneklerinin düzeyine yükseldikçe mucit dehası meydana çıkmakta ve şeflerinin dikkatini çekmekteydi. O kadar ki, 1814'te Hedley'in makinesiyle ilgilenip bir benzerini Killingworth'da imal etmeyi önerdiğinde, madende artık bir işçiden çok bir mühendis olarak çalışmaktaydı. Stephenson ilk lokomotifini aynı yıl imal etti. Bu, 4 tekerleğin üzerinde monte edilmiş yatay duran bir silindirdi, iki yanında, bir manivela aracılığıyla tekerlekleri çeviren pistonların işleticisi iki ufak silindir daha bulunmaktaydı.
1816'da Stephenson bu prototipi geliştirdi. Tekerleklerin uyumlu gidişini sağlamak için bunları, birleştirici bir devrim koluna bağladı ve ocağın çekimini artırmak için silindirden çıkan buharın bir bacayla dışarıya atılmasını sağladı. 1817'de yeni bir model sundu. Bunda kazan, bir basmatulumba aracılığıyla sürekli olarak su almaktaydı. 70 ton yükle dolu vagonları 8-10 km. hızla götüren bu son lokomotif Killing-worth demiryolunda on yıl hizmet gördü. Bu başarı Stephenson'un madenden ayrılıp bir lokomotif fabrikası kurmasına yetecek kadar büyüktü ve mucit 1822'de Newcastle'da fabrika açtı.
İlk önemli siparişini 1825'te aldı: Newcastle'ın güneyinde, birbirinden 39 km. uzakta bulunan Stockton-Darlington şehirleri arasındaki demiryolu için üç lokomotif... Hat büyük bir törenle açıldı. 90 ton yük alıp saatte 20 km. hızla gidecek olan lokomotife 'resmi zevatı' ve müzikçileri taşıması için bir de vagon bağlandı. İlk yolcu treniydi bu.
Alıntıdır.
Edinburg doğumlu Alexsander Graham Bell, Amerikan yurttaşlığına geçmişti ve sağır bir kıza aşıktı. Sağırlara nasıl yardımcı olabileceğini düşünüyordu. Boston Üniversitesi'nde ses fizyolojisi profesörü iken sesleri mekanik olarak yeniden üretme fikri kafasını sürekli meşgul ediyordu.
Ses dalgaları, elektrik akımına dönüştürülebilirse, o zaman elektrik akımının da bir devrenin öteki ucunda yeniden sese dönüşürülebileceğini düşünüyordu. 1876 yılıydı. Bir gün sesi taşımak üzere tasarladığı bir araçla deney yaparken, pilin asiti pantolonuna döküldü. Asistanı Thomas Watson'dan, Watson'ın binanın başka bir tarafında olduğunu bilmeden yardım istedi.
Bundan sonra neler olduğunu laboratuvar notlarında şöyle anlatır: "Ağızlıktan şu tümceyi söylemiştim: 'Bay Watson, buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.' Şaşılacak bir şey, ama geldi ve söylediklerimi duyup anladığını söyledi. O'ndan sözlerimi yinelemisini istedim. Harfi harfine yineledi. Sonra yer değiştirdik Watson, kitabın birinden ağızlığa birkaç bölüm okurken alıcıdan dinledim. Çıkan seslerin alıcıdan geldiğine hiç kuşku yoktu. Duyulan ses yüksek, ama anlaşılmaz ve boğuktu. Ne söylendiğini çıkaramadım, ama rastgele bazı sözcükler çok açıktı; en sonunda da çok açık ve anlaşılır biçimde "Bay Bell, söylediklerimi anladınız mı" tümcesi duyuldu.
Bell, bir yıl sonra telefonun patentini aldı. Birkaç ay sonra Bağımsızlık Bildirgesi’nin yayımlanışının 100. yıl kutlamalarının en coşkulu günleriydi. Konuk Brezilya İmparatoru 2.Pedro, "Bu konuşuyor" diye haykırarak onu bütün dünyaya duyurdu.
Telefon bulunduğu sıralarda, Amerikalı bir belediye başkanı "Bir gün her kentte bir tane olacak" dediğinde cüretkar bir öngörü sayıldı. İngiltere’de de Postane Başmühendisi Sir William Preece, bir halk komitesinde, "Amerikalıların telefona ihtiyaçları var, ama bizim yok. Bizim elimizde bir yığın haberci çocuk var" dedi.
Arthur C. Clarke, yirminci yüzyılın sonlarından önce dünyadaki her köyde değil, her evde bir telefon olacağını daha o günden tahmin etmişti.
Thomas Edison, telefonu geliştirdi, gramofonun habercisi olan fonografı buldu. Joe Nickell, bu şeyin kolay kabul görmediğini şöyle anlatır: "1878'de, Fransız Bilimler Akademisi’nin üyeleri Du Moncel’in, Thomas Edison’un son buluşu ile ilgili olarak gerçekleştireceği bir gösteriye tanıklık etmek için toplanmışlardı. Toplantıya ünlü fizikçi Jean Bouilland da katılmıştı. Küçük, ilkel fonograf konuşmaya başladığı sırada (Du Moncel’in biraz önce söylediği sözleri yanlışsız yinelerken) 82 yaşındaki Bouilland, fizikçinin üzerine atılıp boğazına sarıldı.
"Seni sefil!" diye bağırdı."Bir vantroluğun hileleriyle bize aldatmak istemeye nasıl cüret edersin! "Bouilland, bir tek insanların konuşabildiğini, makinelerin konuşamayacağını "kavramış" biriydi!"
Maxwel’in konuyla ilgili makalesi aslında 1865 yılında yayınlanmıştı.
Maxwel'in Elektromanyetik Dalga Kuramı, büyük bir düşünsel başarıydı ama bazı İngiliz ve Avrupalı bilim adamlarının fazlaca ilgisini çekmemişti. Makalesinin yayınlanışından tam 23 yıl sonra 1887 yılında Alman fizikçi Heinrich Hertz (1857-1894), elektromanyetik dalgaların varlığını denel olarak kanıtladı.
Hertz, bunu başarabilmek için, dalgaları yayan bir verici ve bir alıcı yapmıştı. Böylelikle dalgaların iddia edildiği gibi hareket ettiklerini kanıtlayabilecekti; ama o zamanların iyi donanımlı laboratuvarlarının çoğunda bulunabilecek basit elektrikli teçhizatı kullanmıştı.
Hertz'in vericisi, aküyle çalışan bir endüksiyon bobiniydi; yani günümüz otomobillerinde bulunan ateşleme bobinine (kontakt) benzeyen ve ayarlanabilir bir kıvılcım boşluğu bulunan bir kıvılcım veya endüksiyon bobiniydi. Ayrıca vericinin üzerinde çift kutuplu anten olarak işlev gören iki tane düz metal plaka bulunuyordu.
Hertz'in alıcısı küçük bir boşlukla ayrılmış bir tel devreydi. Vericilerin boşluğundaki salınım yükü, Uzay'da ışıyan elektromanyetik dalgalar, alıcıya ulaşırken, telde bulunan sabit elektronların hareket etmesine ve devredeki boşlukta bir kıvılcımın oluşmasına neden oluyordu.
Sonuçta, Hertz'in laboratuvarında kıvılcımlı telsiz telgraf sistemi doğmuş oldu. Üzerinde yapılacak önemsiz değişikliklerle Hertz'in cihazı, kodlu mesajlar gönderebilecek bir biçime dönüştürülebilrdi. Ama ne var ki Hertz, iletişim teknolojisiyle ilgilenmiyordu.
Sonuçta o, Maxwell'in kuramsal çalışmasının önemli bir kısmını deneylerle doğrulayan bir bilim adamıydı. Hertz'in yaptığı deneyleri açıklayan popüler, çağdaş yorumlar, bu deneylerin olası pratik kullanımlarından söz ediliyordu; ama Hertz, araştırmasının bu yönüne ilişkin olarak hiçbir yorumda bulunmadı.
Bu sıralarda İngiltere’de Sir Oliver Lodge (1851-1940) da benzer çalışmalar yapıyordu. Bu çalışmaların aksayan yanları bulunmasına karşın, Hertz, telsiz dalgalarının, telgrafın keşfinde ilk adımları yansıtır.
Hertz ve Lodge, verici ve alıcı cihazları belirli bilmsel ilkeleri kanıtlamak amacıyla yapmışlardı; ama yine de Lodge, Alman meslektaşına kıyasla, teknolojik sorunlarla daha fazla ilgileniyordu. Sözgelimi, elektrik dalgaları üzerine yaptığı araştırma, fırtınalı havalar sırasında yeterli koruma sağlayamayan yıldırımsavarların gelişkin hale getirilmesine yönelik bir araştırmadan türemişti.
Uygulamaya yönelik ilgisine ve elektromanyetik ışıma hakkındaki üstün bilgisine rağmen Lodge, telsiz telgraf düşüncesine ilk yönelenlerden birisi olamadı.
1892 yılında bir başka İngiliz fizikçi (tabi ki o da bir Sir), Sir William Crookes, popüler bir bilim dergisinde, Hertz'in keşfettiği dalgaların mucizelerini öven bir makale yazmıştı. Crookes'in kehanetlerine göre bu dalgalar, gelecekte hava koşullarının kontrol edilmesini, daha iyi ürünler yetiştirilmesini, aktarım telleri kullanmaksızın evlerin aydınlatılmasını sağlayacaktı; o sıralarda ise tellere, direklere, kablolara veya pahalı aletlere gerek duymayan bir telgraf sisteminin yaratılmasında kullanılabilirlerdi.
Tarihçi Hugh G.J.Aitken ise, 1892 yılının telsizle iletişimin gelişiminde bir sınır çizdiğine inanıyor. Önceleri, elektromanyetik dalgalar üzerine yapılan deneyler, Maxwell Kuramı'nı geçerli kılma amacını güdüyordu. Ama 1892 yılından sonra deney yapan kişiler, sinyal gönderme sistemlerine, yeni cihazların geliştirilmesine veya icat edilmesine ve bilimsel makaleler yerine, patent başvuruları gerektiren ticari gelişmelere yöneldiler.
Lodge, 1894 yılında İngiliz Bilim Geliştirme Derneği'nin yıllık toplantısında, icat ettiği vericiyi tanıttı. Yaklaşık 55 metrelik bir uzaklığa, mors alfabesiyle sinyaller gönderdi ve telsiz telgrafın sunacağı olanakları anlattı. O sıralarda Lodge, telsizle iletişim konusunda bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyordu ve bu alandaki bilgisi oldukça fazlaydı.
Bunun yanısıra, bu konunun gelecekte çok büyük bir etkiye sahip olacak yönleri üzerinde de çalışmalarda bulunuyordu ki bunlar arasında en önemlisi 'seçici akort' tu. Bu buluş, telsizle iletişimden yararlanan kişilerin daha düşük frekanslarda haberleşmelerini sağlayacak ve böylelikle başka sinyallerin araya girmesini engelleyecekti.
Maxwell, 19. yüzyılın büyük öncülerinden biridir. Bir gazın sıcaklığının o gazın molekülleriyle ilişkisini açıkladı ve "gazların kinetik kuramı" nın oluşmasında belirleyici rol oynadı. Aynı matemaktiksel hünerini, elektrik ve manyetizma olayları arasındaki ilişkiyi açıklayan denklemleri kurarken de kullandı. O, gerçek bir araştırmacıydı. Mekanik ve astronomi ile de ilgilendi. 1861 yılında renkli fotoğrafı ilk olarak o çekti.
Alıntıdır.
Termometreler ince cam borudan yapılır. Borunun alt ucu şişkincedir, buraya alkol ya da civa doldurulur. Üzerinde derece çizgileri bulunan ince uzun kısmın içindeki hava boşaltılır, sonra ağzı kapatılır. Böylece ısı arttığı zaman tüpün içindeki sıvı genleşir ve yavaş yavaş yükselir.
CELCİUS DERECELERİ
İsveçli fizikçi Anders Celcius (1701-1744), termometrenin derecelenmesinde «yüzlük» bir sistem önerdi; bugün birçok Avrupa ülkesinde ve Türkiye`de bu sistem kullanılmaktadır. Celcius, önce civalı termometre üzerinde iki nokta saptadı: buzun ergime noktasını 0, kaynama noktasını 100 olarak işaretledi. Sonra 0 ile 100 arasını 99 eşit parçaya böldü; bunlara Celcius dereceleri dendi. Daha sonra yazıcı termometre (sıcaklık değişimlerini otomatik olarak bir kâğıda kaydeder) ile maksimumlu ve minimumlu termometre (belli bir zaman aralığında en düşük ve en yüksek sıcaklıkları kaydeder) yapıldı.
CİVALI VE İSPİRTOLU TERMOMETRELER
Her zaman karşılaşılan sıcaklıkları ölçmek için yeterli olan civalı ve ispirtolu termometrelerin ölçme alanı çok dar ve sınırlıdır. Daha düşük sıcaklıkları ölçmek için tolüen ve pentan gibi değişik sıvılar kullanılır. Yüksek sıcaklıklar gazlı termometrelerle ölçülür. Çok incelik isteyen sıcaklık ölçümlerinde, laboratuvarlarda elektrik dirençli termometreler ve termoelektrik termometreler kullanılır.
AZOTLU TERMOMETRE
Azotlu termometre ile l 600 dereceye kadar olan sıcaklıklar ölçülebilir. Bunun üstündeki sıcaklıkları ölçmek için pirometrelerden yararlanılır. Bu âletin, sıcaklığı ölçülecek cisme değmesine gerek yoktur, yalnızca cismin ışımasını ölçmesi yeterlidir.
TERMOSTAT
Termostat, kapalı bir ortamda termometrenin verilerine dayanarak sıcaklığı sabit tutan bir âlettir. Üzerinde, istenilen sıcaklığı elde etmek için ayarlanabilen bir düğmesi vardır; bir ısıtma aygıtına elektrikle bağlanan termostat, aygıtın verdiği sıcaklığı arttırmağa ya da azaltmağa yarar.
FAHRENHEİT`İN ESERİ
XVI. yy.da ısı, içi hava dolu bir balonla ölçülüyordu. Ancak atmosfer basıncındaki değişiklikler nedeniyle bunun verdiği bilgi yanlış oluyordu. XVII. yy.da Floransa`da ilk ispirtolu termometre yapıldı. 1721`de Alman fizikçisi Fahrenheit, civalı termometreyi gerçekleştirdi. Bugün Anglo-Saksonların kullandığı termometre derecesi onun adını taşır. Bu termometrede 32°F, buzun ergime noktasını; 212°F ise, suyun kaynama noktasını gösterir.
Alıntıdır
İnce bir kamışla su içtiğimiz zaman, kamışın içindeki havayı ağzımızla içimize çekeriz. Böylece yaratılan boşluk hemen, yukarı doğru çıkan sıvıyla dolar. Bu olay bize doğal gibi gelir; ama bunu nasıl açıklamalı? Eskiçağ bilginleri bu soruya şöyle karşılık verirlerdi: «Doğa, boşluktan nefret eder», yani boşaltılan havanın yerini mutlaka bir şey doldurmalıdır. Ama bu bir açıklama değildir.
Atmosfer her şeyi bastırır, sıkıştırır; tıpkı bulunduğu kabın çeperlerine ve içinde yüzen nesnelerin tümüne basınç yapan bir sıvı gibi. Dalgıçlar birkaç metre derine dalar dalmaz, hemen su basıncını duyarlar. Hava için de az çok aynı şey söz konusudur: stratosferin en yüksek katmanlarına oranla biz, havanın «dibinde», çok derinde sayılırız ve sıfır düzeyde (deniz düzeyi) havanın ağırlığı, sm2`ye l 033 gramlık bir basınç yapar.
Bir kuyuya daldırılan borudaki hava tulumba ile emilince, atmosfer, borunun içindeki suya basınç yapmaz olur, ama kuyunun içindeki suya basınç yapmağa devam eder. Böylece sıvı, borudan yukarıya doğru itilir. Ve su, 10,30 metrelik bir yüksekliğe ulaşınca, bu sıvı sütununun ağırlığı, havanın kuyu yüzeyine yaptığı basınca eşit hale gelir. Bu iki güç arasında denge kurulur ve su artık yükselmez.cam bir boru. Bu boru başaşağı çevrilip açık ucu gene civayla dolu bir küvete daldırılır. Borudaki civanın bir kısmı küvete akar ve civa sütunu borunun içinde aşağı yukarı 760 milimetreye kadar iner. O zaman civanın ağırlığı, atmosfer basıncı ile eşdeğer olur.
BAROMETRENİN İCADI
Bu garip olayı ilk olarak 1643 yılında, İtalyan bilgini Evangelista Torricelli açıkladı. Torricelli, suyun yerine, ondan on üç buçuk defa daha ağır olan civayı (sıvı maden) koymayı akıl etti, bu sayede sütunun yüksekliği aynı oranda kısalmış oldu. Böylece Torricelli ilk barometreyi gerçekleştirdi: bir ucu tıkalı ve içi civa dolu
YÜKSEKLİĞİN ÖLÇÜLMESİ VE HAVA TAHMİNİ
Aynı dönemde, Blaise Pascal, yükselti`yi ölçmek için barometreden yararlanmayı düşündü. Atmosferin ağırlığı, borunun içindeki civanın yüksekliğini belirlediğine göre, bu yükseklik, bir dağın tepesinde azalacaktır; dağın tepesinde, hava tabakasının yüksekliği deniz düzeyine göre daha az olduğundan ağırlığı da daha az olacaktır. Buna göre civa sütununun yüksekliği, hangi yükseltide bulunduğumuzu gösterir: altimetre`nin (yükseltiölçer) esası budur.
Daha sonra, atmosferdeki değişmelerin, atmosfer ağırlığını azaltıp çoğaltmakla civa sütununun yüksekliğini değiştirdiği anlaşıldı. Böylece barometre işaretlerine bakılarak hava değişikliği`nin tahmini öğrenilmiş oldu; buna göre deniz düzeyinde, 760 milimetre yükseklikteki civa, «güzel hava» belirtisidir. Atmosfer basıncı, havası boşaltılmış kutular olan madeni barometre`lerle de ölçülebilir.
Alıntıdır.
Günümüzde kullanılan en önemli araçlardan biri olan pil, 1800 yılında tesadüf sonucu bulunmuştur. Elektriğe ilişkin bilgiler, M. Ö. 600 yıllarına kadar gitmekle birlikte bilimsel olarak ilk defa 17. yüzyılda ele alınmıştır. Ancak 19. yüzyıla kadar bilinen elektrik türü, bir kumaşa sürterek elde edilen ya da yıldırım elektriği olarak bilinen statik elektriktir. 19. yüzyılda buna elektrik akımı eklenmiş ve sürekli elektrik akımını mümkün kılan pil icat edilmiştir. Elektriğin bu dalındaki çalışmaları başlatan kişi, ünlü kurbağa deneyi ile tanınan Luigi Galvani (1737–1798)’dir.
1780 yılında yaptığı deneylerin sonuçlarını 1791’de açıklayan Galvani, "hayvansal elektrik" teorisini ortaya attı. Bu teorisini, rastlantı sonucu ölü bir kurbağanın bacağındaki sinirlerin neşter ile kesildiğinde kasıldığını gözleyerek oluşturmuştu. Buna göre, canlıları oluşturan hücreler elektrik içermekteydi.,
1793'de Galvani'nin deneylerine devam eden Alessandra Volta (1745–1827) kurbağa bacağı kasılmalarının farklı iki metalden kaynaklandığını bulur. Bacağın uyarılması, birbirine benzemeyen iki farklı metalden ve hücrelerin sıvı içermesinden kaynaklanıyordu. O hâlde elektrik elde edebilmek için iki farklı metale ve sıvıya ihtiyaç olmalıydı. Bundan yararlanarak bakır ve çinko madenleri alarak aralarına tuzlu suya batırılmış süngerler yerleştiren Volta, elektrik akımını elde etmeyi başardı. Böylece Volta Pili adı verilen pili buldu (1800).
Böylece Volta, Galvani'nin biyolojik deneylerinin sonucu olan Hayvansal Elektrik Teorisi’ni ortadan kaldırdı. Galvani’nin deneyleri bilim tarihinin en ilginç olaylarından birisidir. Galvani ve Volta arkadaştılar ve Galvani asla Volta’ya kuramını ortadan kaldırdığı için kin duymadı. Volta da Galvani’nin deneylerinin güzel ve şaşırtıcı deneyler olduğunu yazmaktaydı. Çalışmalarından ötürü Napolyon onu ödüllendirdi ve Avusturya İmparatoru, onu Padua Üniversitesinde Felsefe Fakültesi Başkanlığına getirdi. Ölümünden 54 yıl sonra 1881’de Volt adı, elektrik gücü birimi olarak onun anısına itafen kullanılmaya başlandı.
Alıntıdır.
Ts'ai Lun günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce Çin'de yaşayan bir memurdu ve MS 105 yılında bugünkü kullanılan hali ile kağıdı icat etti. Dutağacı kabuğu, kenevir ve kumaş paçavralarını suyla karıştırarak ezdi, lapa haline getirdi, presleyerek suyunu çıkardı ve bu ince tabakayı kuruması için güneşin altında ipe astı.
Aslında insanlar MÖ 3500 yıllarında bile üzerine yazı yazabilecek çeşitli şeyler kullanıyorlardı. Kağıdın icadı sonraki devirlerde Çinlileri dünyanın en gelişmiş kültürünün sahibi yaptı. Şaşırtıcıdır ki, Orta Asya'ya 751, Bağdat'a ise 793 yılında ulaşan Ts'ai Lun'un kağıt yapma metodu, Avrupa'ya 1000 yılda gelemedi. Avrupa'da ilk kağıt ancak 1151 yılında İspanya'da yapılabildi.
Özellikle matbaanın icadı ile birlikte kağıda olan ihtiyaç gittikçe büyüdü. Yeterli hammadde bulmakta zorlanıldı. Ayrıca bu şekilde kağıt imalatı çok zaman alıyordu ve dünyanın bir çözüme ihtiyacı vardı.
Kesin tarih bilinmiyor ama yaklaşık 18. yüzyılın başlarında Fransız bilimci Rene-Antonie Ferchault de Reaumur ormanda ağaçların arasında yürürken bir yaban arısı kovanı gördü. Yaban arıları evlerinde olmadığından durup kovanı incelemeye başladı. Birden kovanın kağıttan yapılmış olduğunu gördü. Peki onlar paçavra kullanmadan kovanı nasıl yapıyorlardı? Sadece paçavra değil, kimyasallar, ateş ve karıştırma tanklarını da kullanmıyorlardı. Arılar insanların bilmediği neyi biliyorlardı ?
Aslında her şey çok basitti. Kısa bir gözlem sonucunda gördü ki, yaban arıları ince dalları veya çürümüş kütükleri kemirir gibi ağızlarına alıyorlar, burada mide sıvıları ve salyaları ile karıştırıyorlar ve kovanlarını yapmada kullanıyorlardı. Reaumur arıların sindirim sistemini de inceleyerek buluşunu 1719 yılında Fransız Kraliyet Akademisi'ne sundu.
İlk kağıt makinesi 1798 yılında yapıldı. Ancak bu geniş bir kayışın dönerek fıçıdaki lapayı aldığı ve ince kağıt haline getirdiği, her dönüşte tek bir kağıt yapabilen basit bir makine idi. Silindirli makine çok geçmeden 1809 yılında John Dickinson tarafından icat edildi.
Günümüzde kağıt üretimi yüksek teknoloji ile ve tam otomatik olarak yapılabilmektedir ama işlemin aslı esas olarak değişmemiştir. Kağıtların arasındaki kalite farkını kullanılan lifin türü, lapanın hazırlanışı, içine katılan malzemeler, kimyasal veya mekanik metotlar belirler. Her ne kadar liflerin elde edilmesinde ağaçlar ana kaynak ise de özellik taşıyan kağıtların yapılmasında günümüzde sentetik lifler de kullanılmaktadır.
Alıntıdır.
İzleyiciler
Blog Arşivi
Popüler Yayınlar
-
Milden mile mekanik güç aktarmak , kayış, zincir, dişli, kaplin, kavrama yada mafsal-kol mekanizmaları ile yapılabilir. Her bir yöntemin ken...
-
Bir milin yüzeyi üzerinde kayarak dönmesini sağlayan elemanlara kaymalı yatak denir. Kaymalı yatakta birinci amaç mil ile yatak arasında kal...
-
Burkulma probleminde amaç, doğru eksenli denge konumuna sahip bir kolonun eksenel basma yükü altında, eğri eksenli başka bir denge konumu ol...
Etiketler
- 1m3 harç (2)
- ASME (1)
- ASTM (1)
- Akışkanların Fiziksel Özellikleri (1)
- Alaşım Elementlerinin Çelik Özelliklerine Etkileri (1)
- Ali Kuşçu (1)
- Aydınlatma Hesabında Kullanılan Tablolar (1)
- Bilim (12)
- Bilimadamları (10)
- C (1)
- CE işareti (1)
- CEN (1)
- CENELEC (1)
- DC motor (1)
- DIN (2)
- Düzlemsel Geometrik Şekiller (1)
- Elektrik (23)
- Elektronik (4)
- Fe (1)
- Fe-C (2)
- Fe-C diyagramı (2)
- FormulaWheelElectronics (1)
- Gemi (8)
- Gemi İnşaatında Kullanılan Profiller İçin Muadil Tabloları (1)
- Genel (7)
- Görsel (22)
- IEC (1)
- IEEE (1)
- ISO (1)
- Isıtma-Soğutma-İklimlendirme (9)
- Karbon Çelikleri (1)
- Kesitlerin Atalet ve Mukavemet Momentleri (1)
- Kesitlerin Burulma Atalet ve Mukavemet Momentleri (1)
- Kesitlerin Eğilme Atalet ve Mukavemet Momentleri (1)
- Kirişlerde Mukavemet-Gerilme-Moment Diyagramları (1)
- Maket (7)
- Maketçilik (9)
- Makine (73)
- Malzeme (18)
- Matematik (4)
- Mimarlık (18)
- Mühendislik (169)
- NFPA (1)
- Nano Teknoloji (1)
- Nasıl Yapılır (1)
- Nasıl Çalışır (14)
- Program (4)
- SAE (2)
- Ses Kartı (1)
- T kaynağı hesabı (1)
- TSE (1)
- Tesisat Sembolleri (1)
- Trigonometri Tablosu (1)
- Türk bilimadamı (1)
- Uluslararası Kağıt Ölçüleri (1)
- air-conditioning (2)
- akma mukavemeti (1)
- akım taşıma kapasitesi (1)
- alan merkezi (1)
- alaşım elementlerinin çeliğe etkisi (2)
- alfred b. nobel (1)
- alkol (1)
- alçak gerilim (1)
- alın kaynağı hesabı (1)
- ampul nasıl çalışır (1)
- ampulün icadı (1)
- anakart (5)
- anakart bileşenleri (1)
- anakart değiştirme (1)
- anakart parçaları (1)
- anakart sürücüleri (1)
- anakart teknolojisi (1)
- anakart yazılımları (1)
- anakartların bilinmeyen yönleri (1)
- ankart sökme (1)
- ankastre kiriş (2)
- antivirüs (1)
- antivirüs programları (1)
- araba motoru (1)
- aralıklara bölme (1)
- arıza bulma (1)
- astronomi (1)
- atalet momenti (1)
- autocad kısayolları (1)
- aydınlatma (5)
- aydınlatma denklemleri (1)
- aydınlatma düzeyleri (1)
- aydınlatma hakkında (1)
- aydınlatma hesabı (2)
- aydınlatma hesabı tabloları (1)
- aydınlık düzeyi (1)
- azotlu termometre (1)
- ağırlık (1)
- baba hesabı (1)
- bakteriyolog (1)
- balanslı salmastra (1)
- banyo düzeni (2)
- banyo kullanım alanları (1)
- banyo standartları (1)
- barometre (2)
- barometre ile ölçüm (1)
- barometre nedir (1)
- barometrenin icadı (1)
- basit elektrik motoru (1)
- basit kiriş (1)
- basma bölgesi (1)
- basma deneyi (1)
- bathroom design (2)
- bedroom design (1)
- bellek türleri (1)
- benzin (1)
- beton (3)
- beton dozu (1)
- beton sınıfları (1)
- betonarme yapı (1)
- betonarme yapı maliyeti (2)
- betonarme yapılar (1)
- beyaz metal yatak (1)
- bilgisayar (12)
- bilgisayar anakartı (1)
- bilgisayar işlemcisi (1)
- bilgisayarda bellek (1)
- bios güncelleme (1)
- bios nedir (1)
- bisiklet donanımları (1)
- bisiklet nasıl çalışır (1)
- biyolojik saat (1)
- bjt (1)
- bmp (1)
- bollard (1)
- bollard force (1)
- boru (7)
- boru haddeleme (1)
- boru kalınlıkları (2)
- boru standart ölçüleri (2)
- boru standartları (2)
- boru ölçüleri (1)
- boru üretim aşamaları (1)
- boru üretimi (1)
- bronz yatak (1)
- buharlı makine (1)
- burkulma (1)
- burulma mukavemet momenti (1)
- bölme (1)
- calculation of tensile (1)
- cami maketi (1)
- civalı barometre (1)
- civalı termometre (1)
- civata (1)
- civata numunesi (1)
- civata çekme deneyi (1)
- civatalı bağlantı (1)
- civatalı birleştirmede tşınabilecek yük (1)
- civatalı lama bağlantısı (1)
- class of concretes (1)
- columns (1)
- concretes (1)
- cooling system (1)
- cooling systems (1)
- cos (1)
- cot (1)
- cpu (1)
- cpu nedir (1)
- crane (3)
- crane beam loading control (2)
- crane load calculation (2)
- dağıtım transformatörleri (1)
- dc devre formülleri (1)
- dc devresi (1)
- ddram (1)
- deflection of beams (15)
- demir (2)
- demir karbon (2)
- demir karbon diyagramı (2)
- demir karbon diyagramı detayları (1)
- denizaltı (1)
- denizaltı nasıl dalar (1)
- denizaltı sarnıçları (1)
- denizde can güvenliği (1)
- design of crane (4)
- destroyer (1)
- diferansiyel (1)
- dijital fotograf makinesi (1)
- dikiş makinesi nasıl çalışır (1)
- dinamik dalış (1)
- dinamit (1)
- dining room design (1)
- dirsek (1)
- dirsek et kalınlıkları (1)
- diyot (1)
- dişli (7)
- dişli hesapları (2)
- dişli toleransları (1)
- dişli çark (8)
- dişli çark çizimi (1)
- dişli çarklar (3)
- dişliler (3)
- dkd (1)
- dolma kalem (1)
- dolu demir çekme testi (1)
- donanım (9)
- dosya uzantıları (1)
- döşeme (1)
- döşeme yükleri (1)
- düz dişli çark (2)
- düşük güçlü jeneratör (1)
- edison (1)
- edisonun hayatı (1)
- einstein (1)
- einsteinin bilinmeyenleri (1)
- einsteinin hayatı (1)
- eksenel kaymalı yatak (1)
- eksenel rulman (1)
- eksenel yük (1)
- elbow thickness tolerance (1)
- electrical (1)
- electronic board failure (1)
- elektrik formülleri (1)
- elektrik hakkında (2)
- elektrik kabloları (2)
- elektrik makineleri (1)
- elektrik motor sembolleri (1)
- elektrik motorları (1)
- elektrik motoru (1)
- elektrik motoru yapımı (1)
- elektrikli ev aletleri (2)
- elektronik kartlar (1)
- elips çizimi (1)
- enerji (3)
- enerji tasarruf yöntemleri (1)
- enerji tasarrufu (1)
- english for technical students (1)
- epoksi (1)
- epoksi nedir (1)
- epoksi uygulama yerleri (1)
- equivalent of profiles (1)
- equivalent standats of pipes (1)
- evde jeneratör yapımı (1)
- evolvent dişli (1)
- excel (1)
- excel kısayolarıl (1)
- eğilme momenti (2)
- eğilmeye zorlanan kaynak (1)
- fag rulman (1)
- farabi (1)
- felsefeci (1)
- fem (1)
- fem grupları (1)
- fem normu (1)
- fiber optik kablo (1)
- firavun piramitleri (1)
- fiziksel sabitler (1)
- fizikçi (2)
- floresan (1)
- floresan lamba (1)
- fluent (1)
- fotograf makinası (1)
- fotopil (1)
- fotovoltaik hücre (1)
- fotoğraf makinesi (1)
- freze (1)
- freze makine zamanı (1)
- frezeleme (1)
- fırkateyn (1)
- fırkateyn maketi (1)
- galilei (1)
- galileo galilei (1)
- galvaniz (1)
- galvaniz uygulama (1)
- galvanizli malzemeler (2)
- gaz yağı (1)
- gemi bağlama babası (1)
- gemi inşa (1)
- gemi inşaatı (1)
- gemi inşaatında kaynak (1)
- gemi maketi (4)
- gemi maketi planı (2)
- gemi planı (2)
- genişletilmiş metal (1)
- genleşme hacmi (1)
- genleşme tankı (1)
- genleşme tankı hesabı (1)
- geometri (1)
- geometric drawings (2)
- geometric shapes (2)
- geometrik şekillerin özellikleri (1)
- geometril şekiller (1)
- gerilim (3)
- gerilim düşümü hesabı (1)
- gerilme (2)
- gerilme uzama diyagramı (1)
- güneş aksamı (1)
- güneş enerjisi (2)
- güneş otomobili (1)
- güneş paneli (2)
- güneş pili (2)
- güverte kreni (1)
- güç (1)
- güç elemanları (1)
- hacim (1)
- hacim hesabı (1)
- hadde (1)
- halat makarası (1)
- halat mukavemeti (1)
- halat tambur çapı (1)
- halat tamburu (1)
- halat çapı (1)
- harç malzemesi (1)
- havai hat şebekesi (1)
- havalandırma (2)
- hayat (1)
- heating systems (2)
- helikopter (1)
- helikopter nasıl çalışır (1)
- helisel dişli hesapları (1)
- helisel dişli çark (2)
- hidrofor hesabı (1)
- hidrofor kapasite hesabı (2)
- hidroforlarda genleşme hacmi (1)
- hiperbol çizimi (1)
- hms glowworm (1)
- home design (7)
- hoparlör nasıl çalışır (1)
- hız değiştirici (1)
- iklimlendirme (6)
- iklimlendirme sistemleri (2)
- ilginç tasarımlar (1)
- imalat çeliği (1)
- imo (1)
- ingilizce teknik sözlük (1)
- inkjet yazıcı nasıl çalışır (1)
- insan vücudu (1)
- international paper sizes (1)
- inşaat (4)
- inşaat imalatında adam saat (1)
- inşaat maliyeti (2)
- isaac newton (1)
- islam felsefecisi (1)
- ispirtolu termometre (1)
- iç mekanlarda merdivenler (1)
- iç mimari (5)
- işlemci (1)
- james watt (1)
- jeneratör nasıl yapılır (1)
- jeneratör yapımı (1)
- kademeli hız değiştirici (1)
- kaldırma ünite tasarımı (1)
- kaldırma üniteleri (1)
- kalem (3)
- kalem nasıl yapılır (1)
- kaliteli ürün (1)
- kamyon vinç (3)
- kaplin (1)
- kaplin nedir (1)
- kaplin seçimi (1)
- kaplinler (1)
- karbon (1)
- karikatür (2)
- kasnak (1)
- kasnaklar (1)
- kavrama açısıi kavrama oranı (1)
- kayma gerilmesi (1)
- kaymalı yatak (1)
- kaymalı yataklar (1)
- kaynak (4)
- kaynak dikiş kalınlığı (1)
- kaynak dikiş mukavemet hesabı (2)
- kaynak dikiş uzunluğu (1)
- kaynak dikişi boyutları (1)
- kaynak formülleri (3)
- kaynak gerilmeleri (3)
- kaynak hesabı (1)
- kaynak mukavemeti (3)
- kaynak uygulamaları (2)
- kaynak zorlanmaları (1)
- kaynaklı bağlantının maliyeti (1)
- kaynaklı birleştirme maliyeti (1)
- kayış (1)
- kayış kasnak (1)
- kayışlar (1)
- kağıdın icadı (1)
- kağıt (3)
- kağıt maket (2)
- kağıt nasıl yapılır (1)
- kağıt ölçüleri (1)
- kesik koni hacmi (1)
- kesit (1)
- kesit modülü (1)
- kesitlerin atalet momenti (1)
- kimyager (1)
- kiriş (3)
- kiriş kesiti belirleme (1)
- kiriş sehim hesabı (13)
- kirişler (2)
- kirişlerde deformasyon (9)
- kirişlerde sehim hesabı (2)
- kirişlerin yaklaşık boyutlandırılması (1)
- kirişlerin yaklaşık boyutlansırılması (1)
- kitchen design (1)
- klima (1)
- klima parçaları (1)
- kolon (2)
- kolon hesabı (2)
- kolon tasarımı (2)
- kolon yükleri (1)
- kolonlar (1)
- kolonlarda burkulma (1)
- kolonlarda gerilme (1)
- kolonlarda kritik yük (1)
- kolonlarda kritik yük hesabı (1)
- kolonların burkulması (2)
- kolonların yaklaşık boyutlandırılması (1)
- kompanzasyon (1)
- kompanzasyon neden gereklidir (1)
- kompanzasyon nedir (1)
- kompanzasyon panosu (1)
- kompanzasyon ölçümü (1)
- koni (1)
- konik dişli çark (1)
- konik makaralı rulman (1)
- kontrol (1)
- kontrol kalemi (1)
- kontrol kalemi nasıl çalışır (1)
- konut (1)
- konut havalandırma tasarımı (1)
- konut ısıtma (2)
- konutlarda ısı hesabı (1)
- kopma mukavemeti (1)
- korsan gemisi (1)
- korsan gemisi maketi (1)
- kramayer dişli çarklar (2)
- kren (2)
- kren mukavemet hesabı (1)
- kren yük kolu (1)
- krenler (1)
- krenlere etkiyen kuvvetler (1)
- kritik yük hesabı (1)
- kritik yük hesaplama (1)
- kuduz (1)
- kuduz aşısı (1)
- kumpas (1)
- kumpas ile ölçüm (1)
- kumpas kullanımı (1)
- kurşun kalem (1)
- kuvvet (1)
- köprü vinç tasarımı (1)
- köprülü vinç tasarımı (1)
- köprülü vinçler (2)
- köşe kaynağı (1)
- köşe kaynağı hesabı (1)
- köşe kaynağı mukavemeti (1)
- küre hacmi (1)
- ladders (1)
- lamba (2)
- laplama (1)
- lighting calculation (1)
- liquids (1)
- loading beam (5)
- lois pasteur (1)
- lokomotif (1)
- lokomotifi kim icad etti (1)
- lokomotifin icadı (1)
- lüx (1)
- makara hesabı (1)
- maket cami (1)
- maket gemi (3)
- makine elemanları (1)
- makine yağı (1)
- malzemelerin yoğunlukları (1)
- manyetik motor (1)
- matematikçi (1)
- matkapla delme (1)
- matkapla delme zaman hesabı (1)
- mekanik enerji (1)
- mekanik salmastra (1)
- merdiven (1)
- merdiven uygulamaları (1)
- merkezi ısıtma (1)
- metal (1)
- microsoft word (1)
- mikrometre (1)
- mikrometre ile ölçüm (1)
- mikrometre kullanımı (1)
- mil (1)
- miller (1)
- mimari (5)
- mimari tasarımlar (6)
- mimari yapıtların özellikleri (1)
- mimari ürünler (1)
- mimarlık sanatı (1)
- minyatür motor imalatı (1)
- model gemi planı (2)
- model ship (4)
- model ship plans (3)
- model tekne (1)
- model tekne planları (2)
- modern fizik kurucusu (1)
- moment of inertia (3)
- motor (1)
- motor imalatı (1)
- motor manifacture (1)
- motor nasıl yapılır (1)
- mpg (1)
- ms office excel kısayolları (1)
- muadil (1)
- muadil tabloları (1)
- mukavemet (21)
- mukavemet modülü (1)
- mukavemet momenti (3)
- multimetre (1)
- mutfak düzenlemesi (1)
- mutfak standartları (1)
- mıknatıs motor (1)
- mısır piramitleri (1)
- newton (1)
- newton kimdir (1)
- nihayetsiz dişli çark (1)
- nobel (1)
- nobel ödülleri (1)
- omuzlu rulman (1)
- orca (1)
- orca sail boat (1)
- osiloskop (1)
- otomobil (2)
- otomobil kliması (1)
- paper sizes (1)
- parabol çizimi (1)
- parçaların eşit bölünmesi (1)
- pasteur (1)
- pastörize (1)
- pdf (1)
- pergel vinç (1)
- pergel vinç hesap (1)
- pergel vinç konstrüksiyon (1)
- pergel vinç tasarım (1)
- periskop (1)
- periskop nasıl yapılır (1)
- periskop nedir (1)
- petrol (1)
- physical properties (1)
- pil (2)
- pili kim icad etti (1)
- pilin icadı (1)
- pipe (5)
- pipe chemical composition (1)
- pipe prodution proses (1)
- pipe size (3)
- pipe standarts (3)
- pipe thickness (2)
- piramit hacmi (1)
- piramitler (1)
- planya (1)
- planyalama süresi hesabı (1)
- pompa (1)
- portal crane design (1)
- portal vinç (1)
- portal vinç tasarımı (1)
- power (1)
- profil (2)
- profil muadilleri (1)
- profiller (1)
- program uzantıları (1)
- properties of liquids (1)
- quality (1)
- radyal (1)
- radyal rulman (1)
- radyal ve eksenel rulman (1)
- radyal yük (2)
- radyal yük taşıyan rulmanlar (1)
- radyatör (1)
- radyatör hesabı (1)
- radyatör seçimi (1)
- radyatörler (1)
- radyo (1)
- radyonun icadı (1)
- ram (1)
- rar (1)
- redüksiyon (1)
- robotik (1)
- rulman (6)
- rulman delik çapı nasıl bulunur (1)
- rulman kodları (1)
- rulman parçaları (1)
- rulman yatakları (1)
- rulman ömrü (1)
- rulman ömür hesabı (1)
- rulmanlar (1)
- rulmanlarda ömür hesabı (1)
- rulmanların kodlandırılması (1)
- römorkör (1)
- rüzgar (1)
- rüzgar türbini (1)
- sac (1)
- sac numunesi (1)
- sac test numunesi (1)
- sac çekme testi numunesi (1)
- salmastra (1)
- salmastra montajı (1)
- saplama numunesi (1)
- saplama çekme deneyi (1)
- savaş gemisi (1)
- savaş gemisi maketi (1)
- scr (1)
- sdram (1)
- section modulus (3)
- sehim (1)
- sehim hesabı (6)
- serbest cisim diyagramı (1)
- ses kartının yapısı (1)
- ship bollard (1)
- ship deck crane (1)
- signs of tolerances (1)
- sin (1)
- slope of beams (16)
- solas (1)
- solas kuralları (1)
- solas protokolleri (1)
- solas türkçe (1)
- sonsuz dişli çrk (1)
- soğutma (3)
- soğutma makineleri (1)
- soğutma sistemleri (2)
- spiral çizimi (1)
- stairs (1)
- standartlar (1)
- statik dalış (1)
- steel (1)
- steel pipes (2)
- steel properties (3)
- steps (1)
- sultan ahmet camii (1)
- sultan ahmet camii maketi (1)
- surface tolerances (1)
- sürat (1)
- sıcak daldırma galvaniz (1)
- sıfır (1)
- sıfır rakamı (1)
- sıfır sayısı (1)
- tablo (2)
- tablolar (3)
- talaşlı imalat (3)
- tan (1)
- tank hesabı (1)
- taşlama (2)
- taşlama süresi hesabı (1)
- taşıyıcı sistemler (1)
- tek kirişli gezer köprü vinç (1)
- tek kirişli vinç (1)
- tekne (1)
- tekne planı (2)
- teknik terimler (1)
- teknoloji (1)
- tel halat (1)
- tel halat çapı hesabı (1)
- telefon (2)
- telefon icadı (1)
- telefon nasıl çalışır (1)
- telefonlar (1)
- telefonlar nasıl çalışır (1)
- telefonu kim icad etti (1)
- telefonun icadı (1)
- tensile (1)
- termometre (1)
- termometre nedir (1)
- termometre çeşitleri (1)
- tesisatlarda kullanılan semboller (1)
- tolerans (1)
- toricelli (1)
- torna (1)
- tornalama zamanı hesabı (1)
- torsion (1)
- torsion atalet ve mukavemet momenti (1)
- transformatör (1)
- transport (1)
- transport sistemleri (1)
- transport sistemlerine etkiyen kuvvetler (1)
- tren (1)
- trenin icadı (1)
- trigonometri (1)
- trigonometrik tablo (1)
- tug boat annie (1)
- tug boat model plan (1)
- tükenmez kalem (1)
- tükenmez kalem nasıl yapılır (1)
- tükenmez kalem nasıl çalışır (1)
- türkçe solas (1)
- uluslararası standart kuruluşları (1)
- uzamai diyagram (1)
- v kayış (1)
- v12 motor (1)
- v6 motor (1)
- v8 motor (1)
- varyatör (1)
- varyatör kayışları (1)
- ventilation (2)
- verniye bölüntüsü (1)
- vida diş açılımı (1)
- vidalı mil (1)
- vidalı miller (1)
- vinç (10)
- vinç maketi (3)
- vinç tasarımı (6)
- vinçler (1)
- vinçler için fem grupları (1)
- vinçlere etkiyen kuvvetler (1)
- virüs (1)
- virüs çeşitleri (1)
- virüslerden korunma (1)
- volt (1)
- volta (1)
- volta pili (1)
- voltage (1)
- voltaj (1)
- watt (1)
- word (1)
- word kısayolları (1)
- xls (1)
- yakıtlar (1)
- yakıtların karşılaştırılması (1)
- yakıtların ısıl değerleri (1)
- yarı iletken güç elemanları (1)
- yatak konstrüksiyonu (1)
- yatak malzemeleri (1)
- yatak odası (1)
- yataklamalar (2)
- yataklar (1)
- yazıcı (1)
- yaşam alanı (1)
- yelken (1)
- yelken maketi (1)
- yelkenli gemi (1)
- yelkenli gemi maketi (1)
- yelkenli maketi (1)
- yemek odası standartları (1)
- yeni anakart takma (1)
- yerçekimi kanunu (1)
- yuvarlak demir çekme deneyi (1)
- yuvarlak çekme numunesi (1)
- yük kaldırma (2)
- yük kolu mukavemet (1)
- yüklü kirişler (4)
- yüksek gerilim (1)
- yüzey işleme (1)
- yüzey işleme işaretleri (1)
- zaman kayışları (1)
- zincir (1)
- zincir dişliler (2)
- zincirler (1)
- zip (1)
- zımparalama (1)
- Çelik Boru Standart Ölçü Tablosu (1)
- Çelikler İçin Sertlik Dönüşüm Tablosu (1)
- Ölçü Değişim Tabloları (1)
- çekme bölgesi (1)
- çekme deneyi (4)
- çekme testi (4)
- çekmeye zorlanan kaynak (1)
- çelik (4)
- çelik boru (1)
- çelik boru malzeme analizi (1)
- çelik borular (1)
- çelik halat (1)
- çelik halat makarası (1)
- çelik halat mukavemet hesabı (1)
- çelik halat mukavemeti (1)
- çelik muadil tablosu (2)
- çelik sertlik tablosu (1)
- çelik standartları (1)
- çelik çekme boru standartları (1)
- çelik çekme borular (1)
- çift kirişli gezer köprülü vinç (1)
- çift kirişli vinç (1)
- çimento (1)
- çimento çeşitleri (1)
- çokgen çizimi (1)
- ölçme tekniği (1)
- ölçü değişim tablosu (1)
- örnek aydınlatma hesabı (1)
- örnek hesaplamalar (1)
- ülkelerin kullandığı gerilimler (1)
- İcatlar (7)
- İmalat Çelik Türleri Muadil Tablosu (1)
- ısı (1)
- ısı hesabı (1)
- ısı pompası (1)
- ısıl değerler (1)
- ısıtma makineleri (2)
- ısıtma sistemleri (2)
- ızgara (1)
- ışık (2)
- ışık rengi (1)
- ışık şiddeti (1)
- ışıklandırma (1)
- ışıksal verim (1)
- ışınım (1)
- şanzıman (1)