Konutların ve iş yerlerinin aydınlatılmasında floresan lambalar çok kullanılmaktadır. Bu lambaların ışık akılarının fazlalığı, çektikleri güçlerin azlığı, ısınmaması, ışık dağılımının düzenli ve ömürlerinin uzun olması akkor Flamanlı lambalara göre daha çok tercih edilmesinin sebeplerindendir. Sakıncaları ise; yardımcı araçlara ihtiyaç göstermesi, ilk kuruluş maliyetinin pahalı olması ve çok arıza yapmasıdır. Ayrıca floresanlı yerlerde “stroskobik“ olay olarak isimlendirilen, hareket eden cisimleri duruyormuş gibi veya ters yönde dönüyormuş gibi gösteren olay olur ki, bu da iş kazalarına neden olur. Bunu önlemek için makinelerle çalışılan yerlerde lâmbalar üç fazlı dağıtımla veya elektronik balastlı olarak çalıştırılır. Elektronik balastlı devreler ayrıca gerilimin 160V’a kadar düşük olduğu yerlerde randımanlı olarak çalışabilmektedir.

Floresan lambalar cıva buharlı deşarj lambaları olup etkinlik faktörlerinin yüksek işletme giderlerinin düşük olması ve kamaşmaya yol açmamaları, ömürlerinin uzun olması gibi özellikleri ile verimli ve kaliteli bir aydınlatma için vazgeçilmez ışık kaynağıdırlar.


Çalışması: Floresan lamba devresine şebeke gerilimi uygulandığında; F1 flamanı, starter, F2 flamanı ve balast üzerinden bir akım geçmek ister. Starterin bimetali açık devre konumundadır. Ancak starter içindeki neon gazı küçük bir sızıntı akımı geçirir. Bu akım neon gazını ısıtır. Bu sırada geçen sızıntı akımı lamba flamanlarından da geçtiğinden flamanlar elektron yaymaya başlar. Starterde ısınan neon gazı bimetali ısıtır ve bimetal devresini kapatır. Bu durumda devreden normal bir akım geçmeye başlar. Kısa bir süre sonra starterin bimetali soğuyacağından kontağı açık devre durumuna gelir. Starter devreyi açtığı anda, balasttan geçen akım sıfır değerini alır. Balast geriliminin aniden sıfıra düşmesi, balastta yüksek değerli bir indükleme emk’ı oluşturur. Oluşan bu emk, şebeke gerilimi ile birlikte flaman uçlarına yüksek değerli bir atlama gerilimi uygular. Zaten elektron yayan flamanlardan yüksek gerilim rahatlıkla atlamaya başlar. Flüoresan tüp içindeki bu elektron geçişi sırasında elektronlar flüoresan maddelere çarptığından, lamba ışık verir.

Bu durumda starterin devresi açıktır. Balast ise devrededir. Balast ilk anda starterin devreyi kapatıp açmasıyla atlama gerilimini oluşturur, lamba yandıktan sonra ise, tüp içindeki gazın direnci küçüleceğinden akım sınırlayıcı bir reaktans görevini üstlenir. Lambanın çalışma gerilimi 100-120 volt, şebeke geriliminin kalan kısmı ise, balast üzerinde düşer. Acil durumlarda flüoresan lamba devresindeki 40 W lık balast yerine 100W lık lamba yada omik bir direnç bağlanabilir.

Floresan lamba devresinde iki kondansatör görülür. Bunlardan birisi devreye paralel olarak bağlanmış diğeri ise, startere paralel olarak bağlanmıştır. Devreye paralel bağlı bulunan kondansatör güç kat sayısını düzeltmek içindir. Starter içinde bulunan bimetalin açılıp kapanması sırasında bir elektrik arkı oluşur. Starterdeki kondansatör bu arkı önler. Bu ark önlenmezse, flüoresan lamba ile aynı şebekeye bağlı bulunan elektronik alıcılara zarar verir. Floresan lambanın çalışmasının daha iyi anlaşılması için, bu lambalarda kullanılan yardımcı elemanlara değinmekte de fayda vardır.